|
Cephane
bol-ne kadar götürürsen al. Zırhlı araçta
isen iyi de, yaya iken ise bunlar ne kadar atılıyor kim bilir. Savaştan
sonra burada o kadar çok kalacak ki- her aile başı bir torba kurşun
ve el bombalar düşecektir. Yani burada
silah ile ilgili tam bir düzensizlik mevcuttur!
..Bu
savaş bir çok askeri zengin yapmıştır.
(D.
Valdimir’in mektubundan(Rus ordusu, deniz piyadecisi) “İzvestiya”
gazetesi tarafından yayınlanmış)
Hemen
her akşam Rusya televizyon kanallarında hemen inanan ve gördüklerinden
etkilenen Rus seyirciler için Putin’in mert PR uzmanları: “Ayrılıkçıların
gizledikleri silahların ve patlayıcı maddelerin bulunuşu” adı altında sıradaki
bir şov gösteriyorlar.
Söz
konusu tele gösterileri ciddi bir şekilde karşılanacak olursa ve
bulunmuş silah miktarının tahminen bir hesaplanma yapıldığı zaman,
Putin’in iz sürücüleri tarafından o kadar çok “gizli sığınaklar”
bulunmuş ki, bunlara karşı mücadele eden taraf artık işgalcilerle sadece
sopa ve taşla savaşmak zorunda kalmış olurdu. Fakat, mücahitlerin gittikçe
artan güçlerini üzerinde hisseden ve gittikçe daha çok kayıp veren Rus
orduları, açık ki iyi silahlanmış ve profesyonelce savaşan bir taraf ile
karşı karşıyadır.
Silah
bulunmaların çoğu zaman açıktan bir oyundan ibaret olduğunu farz edecek
olursak da, iki sendir devam eden aralıksız savaş faaliyetler sırasında
muazzam miktarda harcanan cephanelikler ve “gizli sığınaklarının”
Rus istihbarat servisi tarafından avlandığı taktirde-Çeçen direnişinin
savaşçılar nasıl oluyor da teknik donanımın yüksek seviyelerini muhafaza
edebiliyorlar ve çok iyi gizlenmiş cephaneliklerle dolu depolarını oluşturabiliyorlar,
yinede anlamak mümkün değildir.
Çeçenistan’daki
şimdiki savaşın mantıken cevap bulunmaz olaylarından söz konusu olgu
ise-basit bir cevap bulunur bir olgusudur. Ne enteresandır ki bu sırrı çözmek
için anahtarını Rus istihbarat servislerin temsilcileri ve muhabirler
kendiler veriyorlar. Muhabirler
röportajlarında işgalcilerce zorla alınan hemen tüm silahların-Rus yapımı
olduğunu açıklama yaparak(fakat onların yorumları olmaksızın da video
kaydını bir defa seyrettikten sonra aynı karara varılabilir)
lafını her zaman kaçırıyorlar.
Bundan
başka FSB (istihbarat) generali Mironov “Moskova komsomolesi” gazetesine
verdiği demecinde, samimi olarak itiraf etti ki: “Onların(mücahitler)
kullandıkları silahları genelde Rus yapımıdır. Dış ülkelerden çok az
getirilmektedir”,-dedi.
Görüldüğü
gibi işgalcilere karşı mücadele etmek için dış ülkelerden silah
getirilmesine gerek yoktur. Tüm gerekli malzemeler yerinde alınabilir, hatta
aynen işgalcilerden alınıyor da. Rusya
medyasının bir muhabiri,
fakirlikten kurtulmak için Cevher’de bir yol noktasının üzerinde bir şeyler
satan bir ihtiyar teyzenin can alıcı bir hikayesini anlatmıştı. Teyze
hiçbir şey satamıyor-parasız Rus paraşütçüleri bir paket sigara için
el bombasını teklif ediyorlar. Böyle bir
mübadeleyi teyze kabul etmiyor-teyzenin el bombasına nasıl bir ihtiyaç
olabilir ki. Sadece muhabirler değil,
Çeçenistan vatandaşları tarafından da doğrulanıyor ki-Ruslar silah satıyor,
hem de her yerde, hem de muazzam miktarlarda ve gülünç fiyatlarla.
Hem
en alt seviyesinde, mübadele tercih edilmektedir. Devamlı
sarhoşluktan çıktıkça hastalanan Rus savaşçılar silahı içki ve uyuşturucu
ile değiştirmesine hazır. Bir az “uyanık” olanlar saat, elbise, teyp ve
diğer “hediyeler” karşılığında satıyor.
Rus
işgal ordusunun komutanlığı ise, bu tür küçük işlerle uğraşmaz,
sadece döviz karşılığında çalışan kahpelerin adetlerinde olduğu gibi
sadece dolar karşılığında çalışmaktadırlar. Onların istedikleri
fiyatlar ordunun orta seviyesindekilerin istedikleri fiyatlarına göre çok
daha yüksek, fakat ticaretin çapı da daha büyüktür. Eğer er seviyesindekiler silah ve cephaneliklerin sadece perakende
satışlarını yapıyorlarsa, baba-komutanlar ise toptan ve büyük toptan
teslimatları ile uğraşıyorlar.
İstihbarat
görevlileri, ticaretin bundan başka birkaç şeklini daha öğrendiler-esir
ve rehine(köle ticareti Ruslarda her zaman saygın bir işti ki, devrimizin başlangıcında
Bizans’ın başkenti Konstantinopol’deki muazzam köle pazarı “Rus pazarı”
olarak adandırmıştı ve Rusları pazara satmak için getirenler de onların
kendi ağaları idi) ticareti, iş bilgileri ticareti, mahkeme davaların para
karşılığında açılması veya kapatılması gibi.
Paletli
“iş adamların” kar getiren bir kaynak daha vardır. Mert istihbaratçılar
tarafından zorla alınan silahların yığınlarına sevinçli bakışları ile
bakan her şeye inanan tele seyirciler, bu silahların büyük bir bölümünün
iki üç gün sonra yine satışa arz edeceklerini her halde akıllarından bile
geçirmiyorlar. Ki haydutların
adetlerinde da bu böyledir.
Bir
de bu silahlarını, arifesinde istihbaratçılarca çalınmış aynı mücahitlere
arz edilecektir. “Nasıl?!” diye haykıracak Rus vatandaşı. “Anayasal düzen
ne olacak? Yasa nerede? Olabilir mi, Rus askerler, onların komutanlarınca satılan
silahlarla öldürülüyorlar?”
Evet,
sayın Rus vatandaşlar tam da söz konusu silahlarla öldürülüyorlar. Çeçenistan’da
başka silah çoktan yok olmuştur. Rus subaylar çoktan, çatışmalarda
harcanılacak et satıcılarına dönüşmüşlerdir. Bir üst seviyedeki cellatlar bir alt seviyedeki cellatları yok
edilmek üzere çatışmalara gönderiyorlar. Bunun adı da-Putin ticareti.
Fakat Rus savaşçılar da artık,
kendi
komutanları tarafından satıldıklarını anlamaya başlamışlar. İşgal
ordusunun er seviyesinde, gittikçe, kendi komutanlığının Çeçenistan
başkentini Çeçen direnişinin savaşçılarına “sattıklarını” ve şehri
her an mücahitlere teslim edileceği ile ilgili söylentiler yayılmaktadır. Söz
konusu söylentiler Rus işgal ordusunun er ve komutan kesimlerin arasındaki
ilişkilerini objektif bir şekilde ortaya çıkarmaktadır. Köleler ve
sahipleri arasındaki karşılıklı ilişkilerini yani. Fakat
bu söylentilerde başka doğru olan bir şey yoktur.
Mücahitler
ne özgürlüklerini ne şehirlerini satın almazlar.Bunları kurtarırlar.
Savaşarak kurtarırlar.
(haberin
hazırlanmasında, “Grani” ve İçkeriya’nın devlet ajansı “Çeçenpress”
İnternet-organların materyalleri kullanıldı.)
|