|
Oğlu
George Bush Avrupa’da. Washington’da, onun Avrupa gezisinde Vladimir Putin
ile gerçekleşecek görüşmesinin gezisinin en önemli ayağını oluşturduğunu
düşüncesindeler. Amerikan-Rusya görüşmesinin öncesinde Rusya
meselelerinde uzman Bush’un en yakın danışmanı Kondoliz Rays Amerikan başkanına
bazı bilgiler verdi. Bir zamanlar Rays hanım SSCB’ye karşı çok negatif
bir bakışa sahipti. Şimdi bakışı değişti. O, inanarak “Moskova ile karşılıklı
anlayış ve ortak çıkarlar üzerine kurulmuş yeni ilişkilerden”
bahsetmektedir.
Bush
Putin’i “roket karşı savunma kalkanın-Rusya’nın uzun vadeli çıkarlarına
uygun ve iki ülkenin soğuk savaştan kalma Roket karşı Savunma Kalkanı Anlaşmasından
vazgeçmesi gerektiğini” ikna etmeye çalışacak. “Bush kendi mantığının
başarılı olacağından son derece emin” diye yazıyor, Amerikan dergisi “Newsweek”.
Aynı dergi, 31 mayısta Washigton’da Amerikan’ın Rusya ve Batı ülkelere
bakan önde gelen uzmanların kapalı bir oturumu gerçekleştirdiğini ve
burada değişik görüşlerini belirtip, Bush’a Putin’e nasıl davranmak ve
konuşmak gerektiğine dair bir çok tavsiye verdiğini belirtiyor. Bush
Avrupa’ya gelir gelmez, ABD’nin RSK ile ilgili yeni strateji inisiyatifinden
vaz geçmeyeceğini belirtti. Bundan başka Amerikan başkanı, 1972 yılının
eski RSK Anlaşmasının bugünkü gerçeklere ayak uyduramadığını ve
ABD’nin bu anlaşmadan çıkacağını emin bir şekilde açıkladı. Herhalde
Bush ve Putin’in görüşmesinde en önemli mesele RSK Anlaşması olacak.
Fakat, Washington’da iddia edildiğine göre Çeçenistan meselesi de görüşme
içinde bir bölümü oluşturuyor. Ama bu demek değil ki, “Çeçen meselesi”
görüşmesinin gidişatını değiştirecek.
Görüşmeyi
aktif bir şekilde yorumlayan, Amerika’nın önde gelen uzmanların ve
muhabirlerin görüşlerine göre, ne Moskova ne Washington, Rusya’nın Çeçen
devletine karşı yürüttüğü askeri harekatının, getirdiği sonuçlar ve yıkımlar
açısından, toplu mezarlarla, insanların kayıp olmaları ile, sivil
insanlara karşı sistematik bir şekilde uygulanan işkenceler ve yargısız
infazlarla dehşet verici geniş çaplı pis bir savaşa dönüştüğünü
duymak istemiyorlar. Ayrıca “Washington Post” gazetesi, “söz konusu
harekatının, Sırp lideri Miloşeviç’in Kosova Arnavutlarına karşı
faaliyetleri ve 70’lı yıllarda Latin Amerika’da yürütülen soykırım
faaliyetlerini aştığını” düşünüyor.
Gazete,
Batı ve ABD’nin Rus istilasına ilişkin görüşlerinin motive etmesi
gerektiği üç baş vakıaya işaret ediyor. Birincisini, “Human Rights
Watch” ve “Memorial” adlı insan hakları izleme organizasyonların, Rus işgalcilerin
ellerinde bulunan insanlarına karşı yapılan işkenceler ve katliamların
titiz bir şekilde belgelenmiş şahitliklerinin yayınlanmasını gösteriyor.
“Haberin yazarı, böyle bir şey Balkan veya Afrika’da olsa, savaş suçları
mahkemesi hemen soruşturmayı başlatırdı... Fakat mevcut durumda Batılı hükümetler
suskunluğunu koruyorlar”,-diyor. Hatta Rusların açıkça ordularını
azaltmaktan vazgeçtiklerinde bile, özellikle Moskova’nın bu açıklaması
lord Djad için “Rusya’nın Çeçen meselesini politik metotlarla çözmeye
yönelik çabalarının savunmasında”
temel bir delil olarak algılamasına rağmen Batı sustu.
Sonuç
olarak, “Washington Post” gazetesinin yazdığı gibi, “cesaretlenen
birkaç Rus yöneticisi, bir acayip değişiminden daha haber verdiler,
bu sefer resmi süre ile ilgili: Putin’in vaat ettiği birkaç aylık askeri
harekatı, artık birkaç yıl sürecekmiş, hatta on yıllar da sürebilirmiş”.
ABD,
tam bir halk ile gaddarca ve sonsuz savaşan bir ülke ile hangi uzun vadeli ilişkileri
düzenlemeye çabalıyor...?”- haberin yazarı, Kongre’de geçen oturumunda
bu soruyu ortaya koyan devlet departmanın temsilcisi Djon Bayerl’in sözlerini
tekrarlıyor. Bu soruya iki gün sonra basın toplantısında Bush’un milli güvenlik
danışmanı Kondoliz Rays cevap verdi- “Rusya ile şimdi normal ilişkiler düzenleniliyor”,
-dedi.
Çeçensitan
ne olacak? “Bu mesele günün görüşme protokolüne alındı”-diye açıklama
yaparak ilave etti: “Fakat Bush’un ne yapacağı kesin cevap veremem”.
Slovenya’daki görüşmenin öncesi, Moskova Putin’in RSK Anlaşmasına karşı
neler isteyeceği konusunda söylentiler yayıyor. Bu liste baya da uzun, fakat
Amerikan uzmanların ve muhabirlerin işaret ettikleri temel noktalar şöyle-askeri
sözleşmelerin imzalaması, Rusya’nın borç yükünü hafifletmesi,
ABD’nin Çeçenistan’a dikkat etmeyeceği vaatleri ve Balkan ülkelerin
NATO’ya alınmayacaklarına dair garantiler. ABD’de bir çoğu Bush’un böyle
bir anlaşma kabul edeceğinden korkuyor. “Washington Post” gazetesine göre
bu taktirde “Amerikan-Rusya ilişkileri 30 yıl geriye atılabilecek.. ABD ise
Putin’in demokrasiye karşı attığı adımlarını meşrulaştırmış ve
Rusya ile sınırdaş olan ülkelerle ilgili yürütülen politikalarını
tehdit altına sokmuş olacaktı”.
|